Özge Özberk Elele Mart 2006

 

 

45 soruda Özge Özberk

 

Şu sıralar Kırık Kanatlar dizisinde, baş rolde oynuyor Özge Özberk. Önceki  rollerinde olduğu gibi yine güçlü ve geçmişten bir karaktere; Nazlı’ya hayat veriyor. Gülümsemesiyle hayatın tüm kapılarının açılacağını düşünen  genç oyuncu, en büyük hayalinin hayatından alkışların hiç gitmemesi olduğunu söylüyor.

 

Nalan Miri Sözer

Fotoğraflar: Murat Sargın

 

Katkısız güzelliği ve abartısız oyunculuğuyla çok çok içimizden biri oldu Özge Özberk. Hem hayat verdiği karakterler hem de naif kişiliğiyle çabuk kabul görüp sevilen oyuncular kontenjanımıza girdi. Bunun en önemli sebebi de benimsediği “işinin hakkını ver” düsturu olsa gerek. Biz onu kapak yapmaya karar verdiğimizde, bunu kime söylesek istisnasız herkesin “Ayy evet çok güzel kız, insanın baktıkça içi açılıyor” yorumunu yapması tesadüf değildi. Günkü gözlerindeki pırıltının ve içten gülüşünün onunla ilgili zihinlerdeki fotoğraf olduğunu fark ettik. Sonra da o kadar mutlu olduk ki yanılmadığımız için… Aslında çok dillendirilmese de Türkan Şoraylar, Filiz  Akınlar’dan sonraki uzun süren boşluğu çaktırmadan  dolduracak güçlü bir karakter oyuncusu Özge. O da popüler kültürün uzağında durup, oyunculukta sadece alkış almanın hayalini kuruyor onlar gibi… Kırık Kanatlar dizisindeki performansıyla yine beğenilen Özge Özberk’in  hayatını kadınca biraz daha ıncık cıncık edelim istedik. Hafif muzip ve romantik bir güzelliğe sahip genç oyuncuyu soru yağmuruna tuttuk. İşte onun hakkında bilmediğiniz çok şey…

 

Aynaya baktığınızda kendiniz hakkınızda ne düşünürsünüz?

Aynaya hangi zaman baktığımla alakalı değişebilir düşüncem. Fakat uzun süredir çok çalıştığımdan dolayı uyku için yaşıyorum ve sürekli düşüncem; biraz daha uyusam bu surat ne güzel olur…

 

Kendinizi en çok hangi halinizle feminen buluyorsunuz?

Alışık olmadığımdan dolayı herhangi bir topuklu ayakkabı beni anında feminen yapmaya ve hissetmeme yetebilir.

 

Vücudunuzda en çok beğendiğiniz yeriniz, neden?

Anlam yükleyebildiğim tek yer olan gözlerim.

 

Kadınsı kaprisiniz var mıdır?

Kapris mi? O ne? Bir tatlı çeşidi mi?

 

Güzelliğinizi korumak adına sihirli ya da etkili tüyolarınız?

Daima pozitif düşünmek, küçük olayları çözülemeyecek kadar büyük görmemek ve sevmek. Temiz ve bakımlı olmak zaten işimizin gereği ama bu saydıklarım güzelliğin önde gelen şartları.

 

Diyet yapmaya karar verdiğinizde ruh haliniz nasıl olur?

Hayatımda hiç diyet yapmadım ama yapmaya karar verseydim o meşhur pazartesi hiç gelmezdi.

 

Asla taviz vermem dediğiniz konular arasında aklınıza ilk gelen?

Mesleğimdeki kararlılığım.

 

İşinizle ilgili prensibiniz?

Önüme gelen her işe atlamamak, seçici olmak ve seçtiğim işlerin sonuna kadar hakkını vermek.

 

Huzur deyince?

Ailem ve sevdiğim adam.

 

Başucunuza yazdığınız/yazmayı düşündüğünüz felsefeniz?

Sadece gülümsemekle açılır kapıları cennetin ve çok istemekle gerçeğe dönüşür isteklerin.

 

Hayatınızı anlamlı kılan en önemli üç şey?

Ailem, işim ve aşkım.

 

En çok güldüğünüz olay?

Son zamanlarda en çok güldüğüm olay sette adam asmaca oynarken halterci Halil Mutlu’nun adını yanlış hatırlayıp Hasan Mutlucan yazışım ve ısrarla çok ünlü bir halterci diye bilmelerini beklemem büyük fiyaskoydu.

 

Rezil oldum dediğiniz bir an?

Yukarıdaki cevabı rezil olmak olarak da düşünebilirsiniz!

 

Bugüne kadar sevgilinize söylediğiniz en ilginç yalan?

Hala inanıyor, o yüzden söyleyemem.

 

Çok sinirlendiğinizde ağzınızdan çıkan ilk küfür?

Aa burda söylenir mi şimdi. Dergi kapanır J

 

Popüler kültürden tahammül edemediğiniz biri?

Popüler kültür sayılmasa da Semra Hanım.

 

Psikolojiniz bozuk olduğunda ne yaparsınız?

Kesinlikle alışveriş.

 

Asansördeyken ne düşünürsünüz?

İç açılarının toplamı 180 olan üçgenlerin isimleri nelerdir?

 

Bembeyaz bir oda desem, ne hissedersiniz?

Huzur ve yalnızlık.

 

Duvar kelimesi deyince aklınıza ilk gelen?

Acaba arkasında ne var?

 

Küçüklüğünüzde hep hayalini kurduğunuz şey?

Sağ elimde tuttuğum ödülle, sol elimdeki kağıttan sevdiğim insanlara ve emeği geçenlere teşekkür ettiğim bir ödül gecesi anı…

 

İlk aşkınız?

İlkokul arkadaşım Bahadır. Bebek yüzlü olduğu için kız Bahadır derlerdi ve çok sinirlenirdim.

 

Çantanızda olmazsa olmazlarınız?

Dudak koruyucum, cep telefonum ve minik ajandam.

 

Gardrobunuzda en sevdiğiniz kıyafet?

Bütün jeanlerim, tişörtlerim ve spor ayakkabılarım.

 

Asla giymem dediğiniz şey?

Jartiyer.

 

Beğendiğiniz tasarımcılar?

Bahar Korçan, Anna Sui.

 

Sizi en çok kim üzdü?

Demek ki son zamanlarda kimse beni üzmemiş ki hatırlamıyorum.

 

Aşkta acı çekmek gerekiyor mu?

“Aşkın kanunu yazsam yeniden, içinde acı olmaz, çekmedim diyemem” adlı kısa şiirimizle bu soruya cevap vermek istiyorum.

 

Sevgiliniz size hiç acı çektirdi mi?

Belki ben çektirmişimdir, kim bilir.

 

Onunla yaşadığınız en unutulmaz an?

Amerika’da Times Square’de dijital fotoğraf çekip anında dev binanın cephesinde görüntülenebileceğiniz bir aktivite vardı. 10 saniye için kendimizi bu dev binanın üzerinde gördük. Çok eğlenceli ve ilginçti.

 

Aşkınızı korumak için sakındığınız şey?

Karşılıklı saygı, sevgi ve güven olduktan sonra aşkın korunmaya ihtiyacı olduğunu sanmıyorum.

 

Size takılan bir lakap var mı?

Yok.

 

Anne babanız size ne der?

Pek ilginç değil ama kızım derler :)

 

Onların size aşıladığını düşündüğünüz en büyük değer?

Saygılı olmak. Kendime, çevremdekilere ve yaptığım işe duyduğum saygı hayatım boyunca bana çok şey katmıştır.

 

Mesleğinizdeki idolleriniz?

Demet Akbağ ve Haluk Bilginer.

 

İzleyip en çok etkilendiğiniz film, sahne?

Son zamanlarda hepimizin içinde büyük bir duygu fırtınası yaratmış olan “Babam ve Oğlum”  filmi. Babanın kollarını açtığı “gitme diyeydim” dediği sahne.

 

Çekerken en unutmadığınız sahne?

Çemberimde Gül Oya dizisinde; sadece düşen yapraklar, bir günlük ve Klasik müzik eşliğinde Mehmet’e (Mehmet Ali Nuhoğlu) yazdığım mektup sahnesi. İzlerken bile, sahneyi çektiğim andan daha fazla gözyaşı döktüğümü hatırlıyorum.

 

Çekimlerde yaşadığınız en komik hikaye?

Yine Çemberimde Gül Oya dizisinde. Bütün Konak halkının gözünün önünde Sultan (Şerif Sezer) kocası tarafından bıçaklanır. Konak halkı olarak bizim neşemiz o kadar yerindeydi ki bir türlü gülmekten bu dramatik olaya giremiyorduk. Sonuçlarda hiç birimizin çekimlerde ağlamak için ihtiyaç duymadığı mentolü kullandık. Fakat bu sefer de yanmasından dolayı uzun bir süre gözlerimizi açamadık ve çekim yapılamadı. Bu çok daha büyük eğlenceye sebep olmuştu…

 

Hayatın hangi yönünü mizahi bulursunuz?

Hayatın cilvesi olarak adlandırılan her an.

 

Ağlamaktan kendinizi alıkoyamadığınız anlar?

Yapılan haksızlıklar karşısında kendimi yeterince savunamadığım anlarda güçlü olamayıp, sadece niye bana bu haksızlık yapıldı diye düşünürken ağlamaktan da kendimi alı koyamam.

 

Hiç kimsenin bilmediği bir sırrınızı istesek?

Ama sır!

 

En rahatsız olduğunuz huyunuz?

İnsanlara çok çabuk güvenmek ve fazla tolerans göstermek.

 

Size göre en romantik yer ve an?

Yer, mekan gözetmeksizin sevgilimin benimle olmaktan dolayı mutlu olduğunu gözlerinden okuduğum her an.

 

En büyük hayaliniz?

Hayatımdan alkış hiç gitmesin.

 

Hiç düşünmeden evet diyeceğiniz şey?

-Edward Norton partner olarak seni istemiş, kabul eder misin?

-EVET